Sözleşmeler ve Hukuki Danışmanlık
Sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi, sürekli danışmanlık, uyuşmazlık çıkmadan önce risklerin görülmesi ve mevzuata uygunluk kontrolü.
Dosyaların önemli bir bölümü, yıllar önce imzalanan iki sayfalık bir sözleşmedeki eksik cümleden doğar. Uyuşmazlık çıktıktan sonra yapılabileceklerin sınırı vardır; sözleşme aşamasında yapılabilecekler ise çok daha geniştir. Metinde en pahalıya mal olan kısım genellikle yazılanlar değil, hiç yazılmayanlardır: teslim gecikirse ne olacağı, taraflardan biri edimini yerine getiremezse sözleşmenin nasıl sona ereceği, uyuşmazlıkta hangi mahkemenin yetkili olacağı.
Sözleşme çalışması Hazırlama, revize etme, karşı taraftan gelen metnin incelenmesi ve risk raporlanması, müzakere sürecine katılım, ek protokol ve zeyilname düzenlenmesi. İnceleme sırasında öncelikle edimlerin açık biçimde tanımlanıp tanımlanmadığına, ödeme koşullarına, temerrüt ve fesih hükümlerine, sorumluluk sınırlamalarına, delil sözleşmesi ile yetki ve tahkim şartlarına bakılır.
Sık çalışılan sözleşme türleri Satış, hizmet ve eser sözleşmeleri; kira; bayilik ve distribütörlük; gizlilik ve rekabet yasağı; ortaklık, hisse devri ve pay sahipleri sözleşmeleri; alt yüklenici ve tedarik sözleşmeleri; lisans ve yazılım geliştirme sözleşmeleri.
Cezai şart Sözleşmeye konulan cezai şart, alacaklının zararını ispat yükünü ortadan kaldırdığı için pratikte en işlevsel maddelerden biridir. Ancak türü doğru seçilmelidir: ifaya eklenen ceza hem asıl borcun ifasını hem cezanın ödenmesini istemeye imkân verirken, seçimlik cezada alacaklı ikisinden yalnız birini talep edebilir. Hâkim, aşırı görülen cezayı kendiliğinden indirebilir; tacirler bakımından bu indirim imkânı önemli ölçüde sınırlıdır. Bu yüzden ticari sözleşmelerde ceza miktarı, imza aşamasında gerçekçi bir ölçüyle belirlenmelidir.
İfa imkânsızlığı ve uyarlama Borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sonraki bir sebeple imkânsız hâle gelirse borç sona erer ve karşı taraftan alınanlar geri verilir. İmkânsızlık sözleşmenin kurulduğu anda mevcutsa sözleşme kural olarak baştan geçersizdir. İfa güçleşmiş ama imkânsız hâle gelmemişse gündeme uyarlama gelir: sözleşmenin kurulmasından sonra taraflarca öngörülemeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkmış, bu durum borçludan kaynaklanmamış ve edimler arasındaki denge borçludan beklenemeyecek ölçüde bozulmuşsa hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması, bu mümkün değilse sözleşmeden dönme istenebilir. Uygulamada uyarlama talepleri dar yorumlanır; her fiyat artışı uyarlama sebebi sayılmaz.
Genel işlem koşulları İleride çok sayıda benzer sözleşmede kullanılmak üzere önceden tek taraflı hazırlanan hükümler, karşı tarafın menfaatine aykırı olacak şekilde dürüstlük kuralını zedeliyorsa yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine yabancı düşen ya da şaşırtıcı nitelikteki hükümler için de aynı sonuç geçerlidir. Metnin matbu olması tek başına yeterli değildir; belirleyici olan hükmün gerçekten müzakere edilip edilmediğidir.
Sürekli danışmanlık İşletmenin günlük hukuki sorularının yanıtlanması, ihtarname ve yazışmaların hazırlanması, iş süreçlerinin mevzuata uygunluk kontrolü, çalışan sözleşmeleri ve iç yönetmeliklerin gözden geçirilmesi, kişisel verilerin korunmasına ilişkin yükümlülüklerin, aydınlatma metinlerinin ve saklama sürelerinin değerlendirilmesi.
Uyuşmazlık öncesi değerlendirme Dava açmadan önce dosyanın delil durumunun ve olası sonuçlarının değerlendirilmesi; arabuluculuk ve sulh imkânlarının araştırılması, ihtiyati tedbir ve delil tespiti gibi koruyucu adımların gerekip gerekmediğinin belirlenmesi.
Sık sorulan sorular
Sözleşme yazılı olmak zorunda mı? Kanunda aksi öngörülmedikçe sözleşmeler şekle bağlı değildir; sözlü bir anlaşma da geçerlidir. Ancak taşınmaz satışı, taşınmaz satış vaadi, kat karşılığı inşaat, evlilik sözleşmeleri ve bağışlama vaadi gibi bazı sözleşmelerde resmî şekil ya da yazılılık geçerlilik şartıdır. Şekil şartına uyulmaması sözleşmeyi baştan geçersiz kılar. Bunun dışındaki hâllerde yazılılık geçerlilik için değil ispat için gereklidir.
İhtarname çekmek zorunlu mu? Her zaman değil, ama birçok hakkın kullanılabilmesi usulüne uygun bir bildirime bağlıdır. Temerrüde düşürme, süre verme, fesih ve dönme beyanları çoğu zaman yazılı bildirim gerektirir. Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname, bildirimin içeriğini ve ulaştığı tarihi ispat ettiği için tercih edilir. Sözleşmede özel bir bildirim usulü kararlaştırılmışsa önce ona uyulması gerekir.
Sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı kaç yıl? Kanunda başka bir süre öngörülmedikçe genel zamanaşımı on yıldır. Kira bedelleri, işçi ücretleri, vekâlet ve komisyon ücretleri, serbest meslek kazançları, konaklama ve taşıma bedelleri gibi dönemsel veya belirli nitelikteki alacaklarda süre beş yıldır. Zamanaşımı def'i olarak ileri sürülür; mahkeme kendiliğinden dikkate almaz.
Cezai şart aşırıysa indirilebilir mi? Hâkim, aşırı gördüğü cezai şartı indirmekle yükümlüdür ve bunun için ayrıca talep gerekmez. Buna karşılık tacirler, ticari işletmeleriyle ilgili olarak kabul ettikleri cezanın fahiş olduğu gerekçesiyle indirilmesini kural olarak isteyemez. Ceza koşulunun ödenmiş olması da indirim talebini ortadan kaldırır.
Karşı taraf sözleşmeye uymuyorsa hemen fesih yapabilir miyim? Kural olarak hayır. Sürekli edimli sözleşmelerde haklı sebep bulunmadıkça, önce karşı tarafa uygun bir süre verilerek yükümlülüğünü yerine getirmesi istenir. Süre sonuçsuz kalırsa aynen ifa, sözleşmeden dönme ya da tazminat yollarından biri seçilir. Süre verilmesinin gereksiz olduğu hâller kanunda ayrıca düzenlenmiştir; erken yapılan bir fesih, feshi yapan tarafı haksız duruma düşürebilir.
Yetki sözleşmesi her sözleşmeye konulabilir mi? Hayır. Yetki sözleşmesi ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında, yazılı olarak ve uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişki belirtilerek yapılabilir. Bu şartlar sağlandığında kararlaştırılan mahkeme kural olarak kesin yetkili hâle gelir. Tüketicilerle ve işçilerle yapılan sözleşmelerde bu tür yetki kayıtları geçerli değildir.
Süreler ve başvuru yolları
- Genel zamanaşımı: sözleşmeden doğan alacaklarda on yıl.
- Beş yıllık zamanaşımı: kira bedeli, ücret, vekâlet ve komisyon alacakları, dönemsel edimler ve benzeri kalemler.
- Eser sözleşmesinde ayıp: genel olarak iki yıl; yapı eserlerinde daha uzun süreler işler, yüklenicinin ağır kusuru varsa süre önemli ölçüde uzar.
- Aşırı ifa güçlüğü (uyarlama): özel bir hak düşürücü süreye bağlı değildir; ancak borç ihtirazi kayıt konulmadan tamamen ifa edilirse uyarlama talebi kural olarak dinlenmez.
- İrade bozukluğu (hata, hile, korkutma): durumun öğrenilmesinden ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalkmasından itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.
- Ticari uyuşmazlıklar: konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır.
- Görevli mahkeme: uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk ya da asliye ticaret mahkemesi; taraflardan biri tüketici ise tüketici mahkemesi, iş ilişkisinden doğuyorsa iş mahkemesi.
- Yetkili mahkeme: kural olarak davalının yerleşim yeri; sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de seçimlik olarak kullanılabilir. Geçerli bir yetki ya da tahkim şartı varsa öncelikle o uygulanır.
Sözleşme uyuşmazlıklarında sonuç; metnin içeriğine, tarafların yazışmalarına, ticari teamüle ve mahkemenin yorumuna bağlıdır. Hiçbir aşamada sonuç taahhüdü verilemez.
Diğer alanlar
Dosyanızın durumunu konuşmak için iletişim sayfasındaki bilgilerden büroya ulaşabilirsiniz.
İletişim