İçeriğe geç

Şirket kurarken en çok atlanan üç madde

Ana sözleşme çoğu zaman hazır örnekten kopyalanır. Yıllar sonra ortaya çıkan uyuşmazlıkların büyük kısmı o kopyadan doğar.

Yazan: Can Karadavut

Şirket kuruluşu, çoğu girişimci için hızlı geçilmek istenen bir formalitedir. Ana sözleşme hazır bir örnekten alınır, sicile tescil edilir, iş yürümeye başlar. Sorun yıllar sonra, ortaklar arasında ilk ciddi görüş ayrılığı çıktığında görünür hâle gelir.

1. Pay devrinin nasıl yapılacağı

Limited şirkette pay devri kural olarak genel kurul onayına tabidir; anonim şirkette ise esas sözleşmeye konulacak bir hükümle sınırlandırılabilir. Bu konu ana sözleşmede düzenlenmediğinde, ortaklardan biri payını istediği kişiye devredebilir ve diğer ortaklar bir sabah kendilerini tanımadıkları biriyle ortak bulabilir.

Düzenlenmesi gerekenler: önalım hakkı, devir için aranacak çoğunluk, devir bedelinin nasıl hesaplanacağı.

2. Kilitlenme hâlinde ne olacağı

İki ortaklı ve yüzde elli-yüzde elli paylı şirketlerde ortaklar anlaşamadığında genel kurul karar alamaz, yönetim tıkanır. Kanun bu durumda haklı sebeple fesih yolunu gösterir; ancak bu, şirketin sonu demektir.

Ana sözleşmeye konulabilecek çözümler: oy üstünlüğü mekanizması, tahkim şartı, birinin diğerinin payını alması usulü.

3. Rekabet yasağı ve gizlilik

Ortaklıktan ayrılan kişinin aynı işi yapmasını engelleyen bir hüküm yoksa, kanuni sınırlar dar kalır. Süre, coğrafi alan ve faaliyet konusu bakımından makul sınırlar içinde düzenlenmiş bir rekabet yasağı, ayrılık anında en çok işe yarayan maddedir.

Sicile tescil edilmeyen değişiklik

Ana sözleşmede yapılan değişiklikler ticaret siciline tescil ve ilan edilmedikçe üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Ortaklar arasında imzalanmış ama tescil edilmemiş bir protokol, dışarıya karşı çoğu zaman sonuç doğurmaz.


Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.