Arabuluculuk toplantısına katılmamanın sonuçları
Dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, davayı kazansa bile yargılama giderinin tamamını üstlenir. Mazeret, süreler ve sonuçları.
Yazan: Can Karadavut
İşten ayrıldıktan sonra alacaklarını arabulucuya taşıyan bir işçi, toplantı gününde karşısında kimseyi bulamaz. Arabulucu son tutanağı "taraflardan biri katılmadı" kaydıyla kapatır, dosya mahkemeye gider. Gelmeyen taraf o gün bir öğleden sonrasını kurtarmıştır; ancak yargılamanın sonundaki masraf tablosu bambaşkadır.
Hangi uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır
Bazı davalarda arabulucuya başvurmak seçenek değil, dava açmanın ön koşuludur. Bu aşama atlanırsa dava esasa girilmeden usulden reddedilir. Kapsama giren başlıca uyuşmazlıklar:
- İşçi ile işveren arasındaki kıdem, ihbar, fazla çalışma, yıllık izin gibi alacak talepleri ve işe iade istemleri
- Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalar
- Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, taşınmazın paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi, komşuluk hukukundan kaynaklanan talepler
- Tüketici mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıkların bir bölümü
İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ise bu zorunluluğun dışında tutulmuştur; bu dosyalar doğrudan mahkemeye götürülebilir.
Katılmamak davayı kaybettirmez, faturayı büyütür
Toplantıya gitmemek uyuşmazlığın esasında haksız olduğunuz anlamına gelmez. Mahkeme yine deliller üzerinden karar verir. Değişen şey, kararın masraf kısmıdır: geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Üstelik lehine vekâlet ücretine de hükmedilmez.
Bilirkişi ücreti, harç, tebligat ve keşif giderlerinin toplandığı bir dosyada bu, kazanılan davadan elde edilecek tutarı ciddi biçimde eritebilir. Her iki taraf da toplantıya katılmamışsa giderler kendi üzerlerinde bırakılır.
Geçerli mazeret nedir
Kanun mazeretin tanımını yapmaz; takdir mahkemeye aittir. Uygulamada hastalık, aynı güne denk gelen duruşma, öngörülemeyen ve belgelenebilir engeller kabul görür. İki nokta belirleyicidir: mazeretin toplantıdan önce arabulucuya bildirilmesi ve belgeye dayanması.
Bizzat gitmek zorunda değilsiniz. Taraf vekili aracılığıyla katılmak da mümkündür; tüzel kişiler için yetkili bir temsilcinin katılması yeterlidir.
Toplantıya gitmek, anlaşmayı kabul etmek değildir
Sık karşılaşılan yanılgı budur. Masaya oturmak karşı tarafın teklifini benimsemek anlamına gelmez; anlaşma sağlanamazsa tutanak buna göre düzenlenir ve dava yolu tümüyle açık kalır.
Anlaşma sağlandığında ise taraflar, vekilleri ve arabulucu tarafından imzalanan belge, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Yani doğrudan icraya konulabilir. Yıllar sürebilecek bir yargılamanın karşısında bu, hesaba katılması gereken bir sonuçtur.
Süreler kısa işler
İş uyuşmazlıklarında arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırmakla yükümlüdür; bu süre zorunlu hâllerde en çok bir hafta uzatılabilir. Ticari uyuşmazlıklarda süre daha uzundur ama yine sınırlıdır.
Davetin elinize ulaşması ile toplantı günü arasında hazırlık için fazla vakit kalmaz. Alacak kalemlerinin, çalışma süresinin, ödeme belgelerinin ve yazışmaların toplantıdan önce derlenmiş olması; masada söylenenlerin sonradan dosyaya nasıl yansıyacağını da belirler.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.