İş kazasında işverenin sorumluluğu ve işçinin hakları
İş kazası sonrası bildirim, SGK süreci ve tazminat talepleri birbirine bağlıdır. Sorumluluğun kaynağı, istenebilecek kalemler ve ölüm hâlinde açılabilecek dava.
Yazan: Can Karadavut
Bir şantiyede iskeleden düşen işçi hastaneye kaldırılır. O gün konuşulan konu genellikle tazminat değil, olayın nasıl bildirileceğidir. Oysa ilk 72 saatte tutulan tutanaklar ve yapılan bildirim, aylar sonra açılacak davanın üzerine oturacağı zemini kurar.
Hangi olay iş kazası sayılır
İş kazası, işyerinde çalışırken meydana gelen olayla sınırlı değildir. Sosyal güvenlik mevzuatı kapsamı geniş tutar: işverence yürütülen iş nedeniyle başka bir yerde bulunulurken, işveren tarafından sağlanan taşıtla işe gidiş gelişte veya emziren kadın işçinin çocuğuna süt vermek için ayrılan sürelerde gerçekleşen olaylar da iş kazasıdır.
Olayın hemen etki doğurması da şart değildir; bedence veya ruhça engelli hâle getiren sonuç sonradan ortaya çıkmışsa da nitelendirme değişmez.
Bildirim yükümlülüğü
İşveren, kazayı derhal kolluğa; ayrıca kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirmek zorundadır. Bildirimin yapılmaması ya da gerçeğe aykırı yapılması, idari para cezasının yanında Kurumun yaptığı ödemelerin işverene rücu edilmesi sonucunu doğurabilir.
İşveren bildirimde bulunmazsa işçi ya da hak sahipleri bizzat Kuruma başvurabilir. Kurum müfettiş incelemesi yaptırır; bu inceleme sonucu düzenlenen rapor, sonraki tazminat davasında en önemli belgelerden biridir.
Sorumluluk nereden doğar
İşverenin sorumluluğu, iş sözleşmesinden doğan gözetme borcuna dayanır. İşçinin sağlığını ve güvenliğini korumak için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmak bu borcun içindedir. Yükümlülük mevzuattaki asgari standartlarla sınırlı değildir; teknolojinin sağladığı imkânlar da ölçüye girer.
Sorumluluk kural olarak kusura dayanır. Ancak işverenden beklenen özen ağır tutulduğu için, alınmayan basit bir önlem çoğu dosyada kusur oranını belirler. İşçinin kendi dikkatsizliği tazminattan indirim sebebi olabilir; kusurun tümüyle işçide sayıldığı hâller ise sınırlıdır.
İşçinin talep edebilecekleri
- Geçici iş göremezlik ödeneği: İstirahatli olunan dönem için SGK tarafından ödenir.
- Sürekli iş göremezlik geliri: Meslekte kazanma gücündeki kayıp belirli bir oranın üzerindeyse Kurum gelir bağlar.
- Maddi tazminat: Kazanma gücü kaybından doğan zararın karşılanması için işverene karşı istenir. Hesapta kusur oranı, maluliyet oranı, ücret ve bakiye ömür verileri birlikte kullanılır. Kurumun bağladığı gelirin peşin sermaye değeri hesaptan düşülür.
- Manevi tazminat: Yaşanan acı ve elem için işçinin kendisi talep eder. Ağır bedensel zarar hâlinde yakınları da isteyebilir.
Ölüm hâlinde: destekten yoksun kalma
İşçinin hayatını kaybetmesi durumunda, ondan düzenli destek gören kişiler kendi adlarına dava açar. Bu talep mirastan bağımsızdır; mirası reddeden kişi bile destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir. Destek ilişkisi salt akrabalıkla değil, fiilî durumla ispatlanır.
Süre ve usul
İş kazasından doğan tazminat istemleri, iş sözleşmesine aykırılık esas alınarak uzun bir zamanaşımı süresine tabi tutulur; buna güvenip beklemek yine de doğru değildir, çünkü tanık ve belgeler zamanla kaybolur. Bu davalarda dava öncesi arabuluculuk zorunlu değildir; doğrudan iş mahkemesine başvurulur.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez.