İçeriğe geç
Ceza Hukuku

İstinaf ve temyiz: hangi karara, ne kadar sürede başvurulur?

Ceza yargılamasında kanun yolu süreleri kısadır ve kaçırıldığında karar kesinleşir. İstinaf ile temyiz arasındaki fark, süreler ve dilekçenin içeriği.

Yazan: Can Karadavut

Duruşma salonundan çıkarken kararı doğru duymadığınızı fark etmek geç kalmaya yeter. Ceza yargılamasında kanun yolu süreleri gün hesabıyla işler ve süre geçtiğinde karar kesinleşir; içeriği ne kadar tartışmalı olursa olsun. Bu nedenle kararın tefhim edildiği ya da tebliğ edildiği tarihin not edilmesi, dosyanın kendisi kadar önemlidir.

İstinaf: kararın yeniden incelenmesi

İstinaf, ilk derece mahkemesi kararına karşı bölge adliye mahkemesine yapılan başvurudur. Buradaki inceleme yalnızca hukuka uygunlukla sınırlı değildir; bölge adliye mahkemesi maddi olayı da inceler. Gerek görürse duruşma açar, tanık dinler, keşif yapar, bilirkişi raporu aldırır. Yani dosya ikinci kez esastan ele alınabilir.

Başvuru süresi, hükmün duruşmada yüzünüze karşı açıklanmasından itibaren yedi gündür. Karar yokluğunuzda verilmişse süre, kararın tebliğinden itibaren işler. Başvuru, kararı veren mahkemeye verilecek dilekçeyle ya da zabıt kâtibine yapılacak ve tutanağa geçirilecek beyanla yapılır.

Her karar istinafa götürülemez. Kanunda belirlenen sınırın altında kalan adli para cezalarına ilişkin bazı hükümler ile kanunda ayrıca sayılan kararlar bakımından istinaf yolu kapalıdır. Bu sınırlar sonuç cezaya göre belirlenir.

Temyiz: yalnızca hukuka aykırılık denetimi

Temyiz, bölge adliye mahkemesi kararına karşı Yargıtay'a yapılan başvurudur. Buradaki inceleme dardır: Yargıtay olayın nasıl gerçekleştiğini yeniden tartışmaz, hükmün hukuka uygun kurulup kurulmadığına bakar. "Tanık yalan söyledi" biçimindeki bir itiraz temyizde tek başına sonuç doğurmaz; "tanık beyanı hükme esas alınırken kanunun aradığı usul izlenmemiştir" biçimindeki bir itiraz ise incelenir.

Temyiz süresi on beş gündür ve kararın açıklanmasından ya da tebliğinden itibaren işler.

Temyiz yolunun kapalı olduğu hâller kanunda sayılmıştır. Belirli miktarın altındaki hapis cezaları ile adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar kural olarak temyiz edilemez. Ancak bu sınırlamanın kendisinin de istisnaları vardır; hangi suçtan hüküm kurulduğu belirleyicidir.

Bölge adliye mahkemesinin bozma kararları temyiz edilemez, çünkü bu kararla dosya ilk derece mahkemesine geri dönmüş olur.

Dilekçede ne bulunmalı

Başvuru dilekçesinin biçimsel bir kalıbı yoktur, ancak şunların bulunması beklenir:

  • Kararı veren mahkeme, dosya ve karar numarası, karar tarihi
  • Başvuranın sıfatı: sanık, müdafi, katılan, katılan vekili ya da savcı
  • Hükmün hangi bölümüne itiraz edildiği — cezanın tamamına mı, yalnızca bir suça mı, yoksa yalnızca ceza miktarına mı
  • Başvuru nedenleri ve dayandığı deliller
  • Talep: bozma, düzelterek onama ya da beraat

Süresi içinde başvuru yapıp gerekçeyi sonradan sunmak mümkündür. Temyizde sebep gösterilmemişse, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren kısa bir ek süre içinde temyiz sebeplerini bildiren dilekçe verilebilir. Bu ek süre de kaçırılırsa temyiz istemi reddedilebilir.

Kaçırılan süre için tek yol

Elde olmayan bir nedenle süre kaçırılmışsa eski hâle getirme talebinde bulunulabilir. Engelin ortadan kalkmasından itibaren kısa bir süre içinde, engeli ispatlayan belgelerle birlikte istenir ve aynı dilekçeyle kanun yolu başvurusu da yapılır. Hastalık, tebligatın usulsüzlüğü, cezaevindeki bir aksaklık gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.

Kesinleşmiş bir kararda ise yol farklıdır: kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesi, dar koşullara bağlı ayrı kurumlardır.


Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Süreler ve parasal sınırlar mevzuat değişiklikleriyle güncellenebilir.